4 Haziran 2012 Pazartesi

EMİR SULTAN CAMİİ-YEŞİL TÜRBE

Bursa'da doğum günümü geçirdiğim akşamın öncesinde kayınvalidemin isteği üzerine Emir Sultan Camii ve Yeşil Türbe'ye gittik. Müthiş tarihi dokusuyla, görkemli yapısıyla bizi adeta büyüledi diyebilirim. Küçükken okul gezilerinden birinde götürmüştü öğretmenimiz bu yerlere, bir de kuzenimin sünneti vardı, Bursa'da adettir, böyle türbelere camilere götürülür sünnet çocukları, dua edilir falan. Bilinçli gidişim ilk defa kayınvalidem sayesinde oldu:))) Ne biçim Bursalısın dediğinizi duyar gibiyim:))


Emir Sultan Camii, Yıldırım Beyazıt'ın kızı Hundi Fatma Hatun ile evli olan Emir Sultan adına, karısı tarafından yaptırılmıştır.


Avluda, içerde o kadar çok insan var ki, herkesin bir umudu, bir beklentisi... dedim kimbilir neler diliyorlar, neler için dua ediyorlar. İnsan bir sürü yorum yapabiliyor bunlarla ilgili, belki hastalarına şifa istiyorlar, belki biraz para, belki bebek, belki askerdeki yakınlarına dua ediyorlar, tez elden bitsin, sağsalim dönsünler diye.. Umut yaşatır insanı, bu lafı o kadar severim ki, doğruluğuna her defasında şahit olurum:) Böyle yerlede de hep duygusallaşırım, atmosferinden midir, yoksa bu yukarıda yazdığım, meraklandığım sebeplerden midir, bilemem, ağlayasım gelir, boğazımda bir düğüm, öyle çıkarım ve herkesin dualarının kabul olmasını dilerim.

Emir Sultan Camii avlusuna girerken tahtadan yapılmış bu hediyelik eşyalar satılmakta, ben çok orjinal birşey göremediğimden birşey almadım ama belki siz bulabilirsiniz:)
Emir Sultan Camii'nin yakınında yol boyunca Emir Sultan Mezarlığı'nı görmeniz mümkün. Bu tarihi çınar da mezarlığın içinden boy gösteriyor.
Emir Sultan Camii ile ilgili detaylı bilgi almak isterseniz burada zaten yazmışlar:)
Emir Sultan Camii'nden çıkıp karnımızın acıktığını hissettik ve hemen aşağıda Yeşil Türbenin bulunduğu mevkiide yer alan Yüce Hünkar'a gidip birşeyler yiyelim dedik.
Yüce Hünkar çok uzun yıllardır Yeşil'de faaliyet göstermekte olan cafe ve restaurant olarak iki bölümlü bir tesis. İster cafede oturup Bursa manzarası eşliğinde birşeyleri için, ister yine aynı manzaralı restaurantında enfes dönerlerinden yiyin:)) Kayınvalidem, kayınpederim ve eşim ilk defa oralara gittikleri için, onların izlenimlerini objektif olarak kabul edip, kebapları çok beğendiklerini de söyleyeyim:))



Yemekten sonra olmazsa olmazımız, tabii ki bir orta kahve:))

Bu güzel mekandan sonraki durağımız Yeşil Türbe'ydi.

Sultan Çelebi Mehmet'in Mimar Hacı İvaz Paşa'ya yaptırdığı bu muhteşem yapıt, Osmanlı mimarisinde duvarları çini ile kaplı olan tek  türbe ünvanına sahiptir. Daha detaylı bilgi için tık tık.


Çocukluğumun klasiği, renkli macunlarla karşılaşınca, kardeşim de ben de çocuklar gibi şendik:)) Biz küçükken "ballı ballı" derdik, nerden uydurduysak:))
Yeşil Türbenin hemen altında Yeşil Çarşı diye tabir edilen bir bölüm var. Oradan Bursa'ya özgü havlu, ipek, peştemal vs gibi ürünleri bulmanız mümkün.




Yukarıdaki dükkanda çok enteresan bir olay oldu, sizinle paylaşmak isterim. Şimdi bu dükkana girdik biz, bakıyoruz ne var ne yok, etraftaki hiçbir şey de eşsiz değil, yani bunları ülkemin herhangi bir köşesinde çok rahatlıkla bulabilirim:) Neyse efendim, ben böyle etrafı çekiyorum, sadece ben değil yabancı turistler de çekiyor, bende mi bir uyuzluk var anlamadım ki, satış elemanı kız yanıma gelip "Yalnız fotoğraf çekmek yasak" deyiverdi. Şöyle bir kal geldi bana ve "Neden" diye sordum. "Yasak" dedi. Dedim " Kulaklarım işitiyor, ben nedenini soruyorum". "Başka yerlerde konsept olarak bu ürünleri görüp satışını yapabilirler" miş:)) Allah seni naapmasın diyesim geldi:)) Dedim ki "İzmir'den geliyorum ve bu ürünleri adım başı her hediyelik eşya satan dükkanda bulabilirsiniz, yani kendinizi orjinal hissetmeyin, zaten orjinal birşey bulsam alacaktım. Ama belki satışına da izin vermiyorsunuzdur, malum biri benden görüp aynısını alıp satışını yapabilir". Sadece mal mal suratıma bir süre baktı ve "Benim için problem değil de öyle bir yasak var işte" dedi:)) "Tamam" dedim daha ne diyeyim:)) Gerçi çekeceğimi de çektim yukarda görüldüğü üzere:) Ne kadar eşsizler değil mi? Yarın hemen aynılarından yaptırıp, Silk House'a rakip olacağım:))) Allahım yaaa:))

Hadi herkese iyi haftalar olsun.....




  

15 yorum:

nnbaLo dedi ki...

bursa kokusu aldım sayende :)
bizde eminönü nde çekim yaparken bazı dükkanlar istemiyor. oluyor böyle şeyler :)

AsOrTiK dedi ki...

ilk gözağrım iki semtte dolaşmış durmuşsun, ne güzel. fotoğraflar harika, vizörüne sağlık derya:))
sevgiler

derya ö. dedi ki...

nnbaLo; teşekkür ederim Nihancığım, yani nedeni mantıklı gelse (inan bana dünyada görebileceğin en anlayışlı insanlardanımdır) gerçekten de tamam kusura bakmayın derdim. Ama böyle komik nedenlerle bana gelmesinler, deliriyorum:)) sevgiler..

Asortik; canım çok sağolasın, benim de çok sevdiğim arkadaşlarım otururdu buralarda, lisedeyken falan hep gelirdik ama türbeye girmek pek aklımıza gelmezdi:)) gençlik işte:)))) sevgiler..

Zeynep'in Evi dedi ki...

Fotoğraflar Buram buram Bursa kokuyor gerçekten, ben de bir kez gelebilmiş ve burayı gezebilmiştim.. insan bazen kendi şehrini arka plana atıp diğer illerdeki güzelliklere odaklanabiliyor:)

Sitare dedi ki...

şehrin en güzel yerleri buralar aslında değil mi.bursalı bir bloggerım ben de.oturduğum yerden gezmiş oldum bir kez daha.teşekkür ederiz emeğine.

derya ö. dedi ki...

Zeynepciğim, haklısın insan bazen burnunun dibindeki güzellikleri göremiyor, ondan ayrı kalınca anlıyor ki hepsi çok güzel ve değerliymiş:)) sevgiler..

Sitare, hoşgeldin hemşerim:)) evet bu tarihi dokuyu ben de çok seviyorum, Bursa'nın da en büyük özelliği böyle büyük bir imparatorluğa başkentlik yapması, onlardan da bize böyle güzel eserlerin kalması:)) sevgiler.

Begonvil dedi ki...

Derya hanım merhaba. Bende 98'de üniversite için geldiğim Bursa'da evlenip 6 sene yaşadım. Sonra iş nedeniyle Kdz ereğli'ye döndük. İlk evim Yeşil türbenin hemen araka sokağındaydı. Yeşil camiden okunan ezan sesiyle uyanışları o manevi havayı asla unutamam. Bursa benim için çok özel ve yaşamak istediğim bir şehir. resimlerinize bakarken eski günler hatıralar canlandı teşekkür ederim. sevgilerle....

derya ö. dedi ki...

Begonvil, hoşgeldiniz. Ne kadar güzel, ben de doğduğum, büyüdüğüm şehir diye mi bilemem ama Bursa'yı çok seviyorum.Yeşil, konumu ve tarihi bakımından insanı manen çok etkileyen bir yerleşim. Eski güzel anılarınızı canladırdığım için de çok mutlu oldum, umarım çok daha güzellerini yaşarsınız. sevgiler...

hümeyra dedi ki...

Deryacım,gezdiğin yerler annemlerin evinin hemen alt kısmı.Mutfak penceresi Yeşil Türbe'ye bakar.Çok güzel fotoğraflamışsın,ahh canon 600D'm olsaydı, senin kadar olmasa da ben de fotoğraf çekerdim :)

derya ö. dedi ki...

Hümeyracığım, sen çok daha iyilerini çekerdin eminim:) benimkiler çooook acemice, artık böyle böyle öğrenmeye çalışıyorum:)) öpüyorum seni..

ismihan dedi ki...

çok güzel fotolar bana da beklerim

Yemekheyecani (Emel) dedi ki...

Merhaba...
Bloglari dolasirken blogunu kesfettim....
cok hosuma gitti ve izlemeye aldim
sende buyur gel cok sevinirim :-))

sevgiler...

derya ö. dedi ki...

İsmihan, çok teşekkürler, tabii ki uğrayacağım, sevgiler...

Yemekheyecani(Emel); hoşgeldiniz,çok teşekkür ederim, mutlaka ben de geleceğim. sevgiler..

sevde dedi ki...

deryacım öncelikle bloğumu ziyaret etmiş ve izleyici olmuşsun çok teşekkür ederim,ziyarette gecigtiğim için üzgünüm çünkü çok şey kaçırmışım neyse geç olsun güç olmasın diyelim...anne tarafından bursalı olarak bu post ve fotoğraflar beni bursada hissettirdi fotoğraf yasağınada çok güldüm:)... sevgiler takipteyim

derya ö. dedi ki...

Sevdecim, hoşgeldin.Çok naziksin,bloğun çok hoş, mutlaka izleyicin olmam gerekiyordu:)) Ne güzel hemşeriymişiz. Fotoğraf yasağını da sorma yaa valla biz de hatırladıkça gülüyoruz:)) sevgiler...